11 Ekim 2011

İSTANBUL 7 TEPE


Tarihte İstanbul'un, surları içinde kalan bölümünün, yedi tepe üzerinde kurulduğu söylenir.

Bu tepelerin yerleri:

1- Topkapı Sarayı, Ayasofya ve Sultanahmet Camiinin bulunduğu tepe.
2- Çemberlitaş ve Nuriosmaniye Camiinin bulunduğu tepe.
3- Beyazıt Camii, üniversite ve Süleymaniye'nin bulunduğu tepe.
4- Fatih Camiinin bulunduğu tepe.
5- Yavuz Selim Camiinin bulunduğu tepe.
6- Edirnekapı semtinde, Mihrimah Sultan Camiinin bulunduğu tepe.
7- Kocamustafapaşa semtinin bulunduğu tepe.

Bunlardan başka, İstanbul'da surların dışında kalan ünlü tepeler şunlardır:
Beykoz'da Yuşa Tepesi, Rumelihisarı' ndaki Şehitlik Tepesi, Sarıyer'de Maden Tepesi, Paşabahçe'de Karlıtepe, Beyoğlu'nda Tepebaşı ve Fetihtepe; Şişli'de Hürriyet Tepesi, Gayrettepe, Esentepe, Kuştepe, Kağıthane'de Nurtepe, Şirintepe Seyrantepe, Gültepe, Çeliktepe; Kadıköy'de Fikirtepe, Göztepe; Usküdar'da lcadiye Tepesi, Sultantepe, Nakkaştepe, Büyük Çamlıca ve Küçük Çamlıca tepeleri.

FATİH İÇİN PROJEM VAR 1


1- Aksaray Meydanı'ndaki yeraltı çarşısı ve üstgeçit köprüler kaldırılsın.
 
2- Tramvay yolu ve kara yolu trafiği meydana girmeden yeraltına alınsın.
 
3- Aksaray Meydanı, Valide Camisini ortaya çıkartacak biçimde birkaç metre aşağıya alınsın.
 
4- Boşalan meydana büyük ve gösterişli (klasik mimari özelliği taşıyan) bir süs havuzu yapılsın.
 
5- Havuzun çevresi ise yeşil alan olarak düzenlenip lale bahçesi yapılsın ve ağaçlandırılsın.
 
6- Yenikapı aktarma merkezinde, yeraltında yeni bir çarşı yapılacaksa Aksaray yeraltı çarşısı buraya taşınabilir.
 
Bu yazdıklarımı önemsemeniz ve arkasından gelecek yeni önerileri de beklemeniz dileğiyle.
İyi günler ve iyi çalışmalar...
 
 

22 Ağustos 2011

İSTANBUL ULAŞIM HOLDİNG

İstanbul'un ulaşım sorununu çözmek için yapılacak en doğru davranış, öncelikle ulaşımın tek elden planlanması ve yönetilmesidir. Bu nedenle de İSTANBUL ULAŞIM HOLDİNG kurulmalıdır.

İstanbul Ulaşım Holding'in Kuruluşlar
1 - İstanbul'un ulaşım planlamasını yapacak olan kuruluş.
2 - İETT.
3 - Şehir Hatlar Vapurları.
4 - Metro
5 - Tramvay
6 - Banliyö Trenleri
7 - Taksi

Bu yapılanmada minibüsler yer almamaktadır.
Bunun nedeni de minibüslerin 5 yıl içinde İstanbul'dan kullanımının kaldırılacak olmasıdır.

ATATÜRK KÖPRÜSÜ

Haliç'teki Şişhane-Unkapanı arasındaki bağlantıyı sağlayan Atatürk Köprüsü artık eskimiştir.
Bu köprünün en kısa sürede kaldırılarak yerine Tepebaşı-Şişhane arasından başlayarak dönerek Kasımpaşa iskele meydanına inen bir yolla bağlanan köprünün Unkapanı'na ulaşması sağlanmalıdır.

Bu köprü Cami ve Tersane arasında sıkışmaktan kurtulacak ve bu tarihi yapılara verilen zararın da önüne geçecektir.

Ayrıca bu köprüye Atatürk adının verilmesi de ayrıca bir utanç kaynağıdır.

17 Mayıs 2009

29 MART SEÇİMLERİNİN SONUCU

29 Mart'ta yapılan yerel seçimlerde benim İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne başkanlık adaylığımı destekleyen tün dostlarıma teşekkürlerimi sunarım.
Bu seçimde seçmenler doğruyu, güzeli göremedi. Bir sonraki seçimde seçmenin doğru bir seçim yapacağını düşünüyorum. Bu yüzden sonraki seçime şimdiden çalışmaya başlıyorum.
Desteğinizle ve birlikte çalışmamızla daha güçlü olacağımıza inanıyorum...

21 Şubat 2009

METROBÜS HATTI "TERCİHLİ YOLDUR"

'METROBÜS TERCİHLİ YOL DEĞİL'
"Metrobüsü hala tercihli yol diye anlayan bir mantıkla ben neden yan yana geleceğim" diyen Topbaş, "Daha önce Şişli-Taksim arasında tercihli yol yaptılar, şehri mahvettiler. 6 tane otobüs peşpeşe giderken vatandaş bekledi, otobüs yok. Böyle bir sistem kurdular güya. Metrobüs dediğimiz sistemin komuta kontrol merkezi var, otobüsler arasında telsiz bağlantıları var. Kurgulanmış bir elektronik sistemi var. Anlamayacaklar, belli ki anlamaları mümkün değil.
Kadir Topbaş'ın Kemal Kılıçdaroğlu'na Yanıtı...

BENİM, KADİR TOPBAŞ'A YANITIM:
Avcılar'dan Zincirlikuyu'ya kadar olan metrobüs yolu tam bir tercihli yoldur... Bu yola yeni ve farklı anlamlar yüklemek onun gerçeğini değiştirmez...

20 Ocak 2009

SEMT PAZARLARI

İstanbul artık Büyükşehir kavramını da zorlayan bir şehir durumundadır. Bu şehre birçok görev biçiliyor ama şehir planlaması bilimsel ve uluslararası ölçekte ele alınmıyor. Burası ne finans şehri, ne ticaret şehri; İstanbul bir kültür şehri… Buraya yapılacak her şey de buna göre biçimlenmeli, buna destek olmalı.
21.yy.ın başında bu büyük ve eski şehirde hala şehrin merkezi sayılan mahallelerinde semt pazarları kuruluyor ve gün boyu burada hizmet veriyor.
Bakın bir pazarın ne kadar çok zararı var. Örneğin şu an İstanbul’un en merkezi yerinde ve çok geniş bir alanda kurulan Fındıkzade Pazarı üzerinden vereceğim.

1 – Fındıkzade Pazarı her cuma günü kuruluyor.
2 – Pazarın hazırlığı perşembe öğle saatlerinde bazı tezgâhların çıkarılmasıyla başlıyor.
3 – Çıkartılan tezgâhlarda onarım yapılıyor.
4 – Cuma sabahı kurulan pazar için neredeyse bütün tezgâhlar perşembe akşamı sokaklara çıkartılarak bırakılıyor ve arabaların park etmesi engelleniyor.
5 – Perşembe öğleden sonra ortalığın pazar tezgâhlarıyla dolması nedeniyle çocuklar sokakta oynayamıyor ya da bu pis, uçları sivri, keskin ya da çivili tezgâhları oyun alanı olarak kullanıyor.
6 – Cuma sabahı çok çok erken saatlerden başlayarak son tezgâhlar büyük gürültülerle sokaklara taşınıyor, yerleştiriliyor ve son kontrolleri yapılarak gerekirse yeniden onarılıyor.
7 – Yine çok erken saatlerden başlayarak pazarcılar ve arabaları sokağa girmeye başlıyor ve hem kendi aralarındaki konuşmalardan, hem de araçlardan gürültü oluyor.
8 – Bu arada yaklaşık saat 8’den sonra başlayarak pazar alanı tentelerle kapatılıyor. Sokaktaki evlerin pencere demirleri kullanılarak karşılıklı bağlanıyor.
9 – Pazar normal satış hızına geldiği saatlerde tam bir gürültü kaynağı oluyor. Bütün satıcılar yüksek sesle bağırarak mallarını satmaya çalışıyor.
10 – Birçok pazarcı malını seçtirmiyor.
11 – Birçok pazarcı müşterinin isteklerine, itirazlarına çok kaba biçimde karşılık veriyor.
12 – Pazarcılar, sokağı çok erken işgal ettikleri gibi akşam da çok geç saatte işi bırakıyor.
13 – Satışın durmasıyla birlikte yine büyük bir kargaşa yaşanıyor ve büyük gürültülerle ortalık toplanmaya çalışılıyor. Bu saatlerde evinize gitmek üzere oradan geçiyorsanız büyük tehlikeler içinde bir yolculuk yapmak zorunda kalırsınız.
14 – Satılan malların fiyatı da pazarda satılıyor dedirtecek kadar ucuz ve çekici değil. Çevrede bulunan marketlerdeki fiyatlarla aynı veya çok yakın.
15 – Bu yanlışlar zincirine belediye de bir açıdan destek oluyor. Yerlere daha önceden pazarın kullanımı için çizilen çizgiler pazarın insanlar açısından rahat kullanımı için değil de pazarcıların daha çok tezgâh koyup belediyeye daha çok gelir getirmesi açısından çiziliyor.
Yol ağızlarında tezgâhın geriden bitmesi gerekirken kavşağın içine kadar giriyor ve dört yol ağzını iyice daraltıyor.
16 – Zabıta, satış bitiş saatinden sonra bile birçok kez uyarı yapmak zorunda kalıyor ve toplama saati uzuyor.
17 – Toplama ve pazaryerini boşaltma bittikten sonra belediyenin temizlik ekipleri işe başlayıp pazarcıların bıraktığı çöpleri önce süpürüyor, belli yerlerde topluyor, daha sonra çöp kamyonlarına yüklüyorlar.
18 – Daha temizlik bitmeden, arabası olanlar sokağa girip evinin önüne arabasını park ediyor.
19 – Sokağın suyla yıkanması gecenin yarısında yine büyük gürültülerle yapılıyor ve pazar işi bitiyor.

GERÇEKTEN BİTİYOR MU?
HAYIR, BİTMİYOR…
Cumartesi günü sabah sokağa çıktığınızda şunu görüyorsunuz;

20 - Temizlik bitmeden sokağa girip park eden araçların altı sebze yapraklarıyla dolu kalıyor.
21 – Süpürme işi çok ayrıntılı olarak yapılmadığı için yine kaldırımda ve yolda yeşillik kalıntıları duruyor.
22 – Açıkta balık satıldığı ve temizliği yapıldığı için yola ve kaldırıma yapışmış balık pulları duruyor. Ek olarak da balık kokusu.
23 – Peynir satılan tezgâhın yerinde de peynir suyunun bıraktığı peynir suyu kokusu.
24 – Bu görünürdeki pisliklerin gitmesi 3–5 günü buluyor. Bazen de bir sonraki pazara kadar kalıyor.

SONUÇ
25 – Pazarda yalnızca sebze ve meyve satılmalı.
Açıkta balık ve peynir gibi kokan mallar satılmamalı.
Giyim ürünleri satılmamalı.
Pazar alanı daraltılmalı ve tezgâhlar yalnızca yolun bir yanına kurulmalı.
Her tezgâha torbalı bir çöp kutusu verilmeli ve gün boyunca çıkan çöplerin bunlara atılması sağlanmalı.
Pazar alanı daha sonra iyice daraltılıp kısa bir süre sonra da tamamen kaldırılmalıdır.
Balık, peynir, giyim gibi ürünler şehrin oldukça dışında ve belli alanlarda yapılacak modern pazar alanlarında, özellikle de Cumartesi ve Pazar günleri kurulacak pazarlarda satılmalı.

14 Ocak 2009

DENİZ TAŞIMACILIĞINDA RENKLER

Biliyorsunuz yıllarca İstanbul'da deniz taşımacılığını "Denizcilik İşletmeleri" yaptı. Eski ve yerleşik kurumlarımızdan biri olan bu işletmenin imajının korunması gerekmektedir.
Çünkü artık İstanbul'un tarihinin bir parçası olmuştur.

Ve bu kuruluşun bilinen 2 eski ve köklü simgesi vardır. Bunlardan bir tanesi sarı-beyaz renkleri diğeri de çıpalı amblemidir.

Ne yazık ki bu işletmenin belediyeye devri İDO'nun kuruluşundan sonra olduğu için, İDO geçen sürede hem bu şirkete rakip oldu hem de rengiyle ve amblemiyle bir alternatif oldu. Ne yazık ki bu iki başlılık bir karmaşa da getirdi.

İDO'nun rengi olan lacivert-turuncu, şehir hatlarının rengi olan sarı-beyaz yanında çok kaba duruyor. Hem çok eski ve tarihi olması, hem de estetik ve kibar olması nedeniyle devredilen şehir hatlarının rengi olan sarı-beyazın İDO'nun rengi olarak değiştirilmesi gerekmektedir.

Bundan sonra hem vapurlarda, hem deniz otobüslerinde, hem feribotlarda, hem de bunların iskelelerinde SARI-BEYAZ renk kullanılacaktır.



1 Ocak 2009

İSTANBUL ÜZERİNE KISA SÖZLER

Üniversitedeki bütün zamanını mimarlık 'sanatına' her taşıyla ihanet eden bir yapıda geçirmek zorunda olan bir mimarlık öğrencisinden, ilerde 'ince' bir mimari üslubu yansıtan yapılar ve mekanlar kurması nasıl beklenebilecektir? (...) Unutmayalım: Çevre ne ölçüde 'insanca' kılınabilmişse, ancak o ölçüde 'insan' yetişebilir... (alıntı)


İstanbul'un varoşlarında, yaşadıkları yere entegre olamayan mutsuz ve işsiz insanları gördükçe, köylünün köyünde kalarak daha mutlu olacağına inancım her geçen gün perçinleşiyor. (alıntı)


İstanbul'un en önemli sorunlarının başında trafik, otopark, yeşil alanların korunması, spor alanları, çarpık kentleşme, imar sorunları vardır... (alıntı)

27 Aralık 2008

İSTANBUL'UN 9 DİLDEKİ ADI

İstanbul'un pek çok dilde çok farklı isimleri bulunuyor. Bunlardan bir kısmı;

Grekçe: Vizantion.

Latince: Bizantium, Antoninya, Alma Roma, Nova Roma.

Rumca: Konstantinopolis, İstinpolin, Megali Polis, Kalipolis.

Slavca: árgrad, Konstantingrad.

Vikingce: Miklagord.

Ermenice: Vizant, Stimbol, Esdambol, Eskomboli.

Arapça: Bizantiya, el-Mahsura, Kustantina el-uzma.

Selçuklular zamanında: Konstantiniyye, Mahrusa-i Konstantiniyye, Stambul.

Osmanlıca: Dersaadet, Deraliyye, Mahrusa-i Saltanat, İstanbul, İslambol, Darü's-saltanat-ı Aliyye, Asitane-i Aliyye, Darü'l-Hilafetü 'l Aliye, Payitaht-ı Saltanat, Dergâh-ı Mualla, Südde-i Saadet.

SUR İÇİNDE YAPILAN YIKIMLAR

Geçen yıl sur içindeki tarihi yapıların ve işgal edilmiş vakıf alanlarının çevresinde başlayan ve gördüğüm kadarıyla hız kesen yıkım, boşaltma ve temizleyip düzenleme çalışmaları acilen yeniden başlatılmalıdır.

24 Aralık 2008










PROJE 5 (Fındıkzade Meydanı)

Fındıkzade’de bulunan geniş kavşak alanı şehircilik açısından çok kullanışsız biçimde değerlendirilmektedir.

Bundan dolayı Fındıkzade Meydanı’na gelen yollar (Millet Caddesi, Kızılelma Caddesi, Oğuzhan Caddesi) meydana ortalama 50 ile 100 metre kala yeraltına alınacak, meydanın altında yapılacak olan kavşakta birbirleriyle karşılaşmadan geçişler yapılacaktır.

Yeraltı kavşağının en üst katında tramvay yolu olacak, diğer yollar da buna göre düzenlenecektir.
Veya gerekirse tramvay yolu şu andaki gibi zeminde kalabilir.
Daha sonra kavşak bitiminde ortaya çıkan meydan düzenlenerek, ortada büyük bir havuz yapılacak, çevresi ağaçlandırılacak ve sosyal etkinlik alanlarıyla desteklenecektir. Böylece şehir içerisine bir yeşil alan daha kazandırılmış olacaktır.



PROJE 4 (Kapalıçarşı)

Beyazıt Meydanı’nda bulunan ve Kapalıçarşı’nın duvarlarını kapatan irili ufaklı, düzensiz, çarpık yapıların tamamı yıkılarak Kapalıçarşı’nın duvarlarının ortaya çıkması sağlanacaktır.

Bu yıkım, tarihi yapılara dokunmadan, bütün Kapalıçarşı çevresinde yapılarak çarşının ortaya çıkarılması sağlanacaktır.

Ayrıca yine Beyazıt’tan Çemberlitaş’a kadar olan bölgede bulunan Divan Yolu üzerindeki medreselerin de çevresindeki yeni, çirkin ve çarpık yapılar yıkılarak medreselerin ortaya çıkması sağlanacaktır.

Yıkımlardan sonra yapılacak olan çevre düzenlemeleri sonrasında bu bölge araç trafiğinden de arındırılacaktır.



23 Aralık 2008

PROJE 3 (Aksaray Meydanı ve Bağlantı Yolları)

Unkapanı’ndan Aksaray yönüne gelip, Vatan Caddesi’ne gidecek olan araçlar Pertevniyal Lisesi ve Valide Camisi önünde yoğunlaşan trafikte gereksiz biçimde beklemektedir.

Bundan dolayı Oruçgazi İlkokulu ile Pertevniyal Lisesi arasında kalan bölgeden başlayarak, Pertevniyal Lisesi’nin arka tarafından Aksaray Meydanı-Vatan Caddesi girişindeki tramvay istasyonuna kadar olan bölgenin tamamen yıkılarak açılması gerekmektedir.

Açılacak alana öncelikli olarak Saraçhane-Vatan Caddesi arasında kısa yoldan bağlantıyı sağlayacak yol yapılacaktır. Böylece bu yolu kullanacak olan araçların Aksaray Meydanı’na girmeleri önlenecek ve burada oluşa fazladan trafik yoğunluğu azaltılacaktır.

Daha sonra Aksaray yeraltı çarşısı ve yeraltı otoparkı kaldırılacak, buradan geçen bütün yollar daha aşağıya alınarak meydan yalnızca yayaların kullanımına açık biçimde düzenlenecektir.
Daha sonra Aksaray Meydanı’nın ortasına büyük bir havuz yapılarak, çevresi ağaçlandırılıp, yeşil alan olarak düzenlenecektir.

Yapılacak olan yıkımlar ve çevre düzenlemeleri sonucunda şu anda yoldan aşağıda bulunan Valide Camisi meydan hizasına getirilecektir.
Ayrıca yapılan yıkımlar sonucu Pertevniyal Lisesi’nin arka kısımları da okula eklenerek okul bahçesi büyütülecektir. Bunun sonucunda burada daha çağdaş eğitim yapıları yapılabilecektir.
Boşaltılan yeraltı çarşısı, Yenikapı’da yapılan aktarma istasyonunun yakınlarında yine yeraltında yapılacak bir çarşıya taşınabilir.



22 Aralık 2008

PROJE 2 (Atatürk Köprüsü)

Atatürk Köprüsü hem estetik olarak hem de ekonomik olarak ömrünü tamamlamış bir köprüdür. Şu haliyle İstanbul’a hiç yakışmamaktadır.
En kısa sürede Fatih-Beyoğlu arasındaki bağlantıyı sağlayacak çağdaş, estetik, çok amaçlı kullanıma uygun ve geniş bir köprü yapılmalıdır.

Yapılacak olan yeni Atatürk Köprüsü ve Unkapanı Meydanı için Tekel Genel Müdürlüğü binası ile Merkez Bankası binasından başlayarak Kadir Has Üniversitesi’ne kadar olan bölge istimlâk edilerek yıkılacaktır. Yine burada dikkat edilecek ilk konu bu bölgede bulunan tarihi yapıların korunmasıdır.

Yapılacak yeni köprü Unkapanı ile Kasımpaşa arasında bağlantıyı sağlayacak ve köprüden sonra yapılacak dairesel yükselen bir yol ile Şişhane-Tepebaşı bölgesine bağlanacaktır.
Böylece cami ve tersaneyi sıkıştıran şu andaki köprü, bu hatalı yer seçiminden kurtarılmış olacaktır.
Unkapanı’nda yapılan yıkım sonucu açılan bölge bir şehir meydanı olarak düzenlenecek, Kadir Has Üniversitesi’ne yakın bölgeler üniversitenin kullanımına ayrılacaktır.

21 Aralık 2008




PROJE 1 (Büyükşehir Belediye Binası)

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na gelince işe ilk önce Saraçhane’deki belediye binasından başlayacağım.

Bu bina hem tarihi sur içinde silueti bozan çok yüksek ve büyük bir yapı hem de gün içinde fazladan araç ve yaya trafiğine neden oluyor.
Bu nedenlerden dolayı Büyükşehir belediyesi binası şehir merkezinden oldukça uzağa ve trafiği az olan bir bölgeye taşınmalı. Örneğin, AKOM binasının yakınlarındaki boş alanlar olabilir.

Boşaltılan bina ise 5 yıldızlı bir otel yapılması için kiralanmalı veya satılmalıdır. Binanın 4 katı şehir siluetini bozduğu için yıkılacaktır. Bu yıkım ya otel yapılmadan ya da otelin, örneğin 10 yıllık kullanımının sonunda kesinlikle yapılmalıdır.

Bu bina şu andaki özellikleriyle birlikte çok güzel bir kongre oteli olarak da kullanılabilir. Gerektiğinde yapıların bir kısmı yeniden düzenlenerek otele kapalı bir yüzme havuzu da kazandırılabilir.
Bu değişiklik, tarihi bölgede yapılacak büyük ve yeni bir turistik gelişmenin başlangıcıdır.



İSTANBUL İLE İLGİLİ DURUM SAPTAMASI

Çarpık, yasadışı, plansız ve kuralsız yerleşim İstanbul’un en büyük sorunudur. Bu sorun nedeniyle de diğer sorunlar ortaya çıkmakta ve daha büyük olumsuz etkiler yapmaktadır.

Bundan dolayı çözülmesi gereken ilk iş, İstanbul’u planlı ve düzenli bir şehir yapmaktır. Bunun için de şehrin birçok bölgesinde cesaretli yıkımlar ve çağdaş planlamayla yeniden inşa gerekmektedir.

Bu sayede daha geniş yollar, daha çok yeşil alanlar, yeraltı otoparkları ve belli bölgelerde daha az nüfus yoğunluğu olacak. Bunların sonucunda da daha yaşanabilir bir çevre ve şehir oluşacaktır.

Bu sorunların çözümü ise özellikle eski yerleşim bölgelerinden ve şehir merkezinden başlayarak yapılmalıdır.
Yıkımlar ve yeniden yapım sırasında göz önünde bulundurulacak en önemli kural ise, tarihi yapıların korunması olacaktır. Yapılacak yıkımlarda tarihi yapılara dokunulmayacak ve planlamalar yapılırken de bu yapılar merkez alınacaktır.

Ayrıca bu kadar büyük olan ve sürekli büyüyen bir şehirde sanayinin bulunması bir felakettir. Böyle bir şehre ham madde, yarı ham maddenin girip bunların birçok üretim biçimiyle satışa hazır bir ürün hale getirilmesi de yanlıştır. İstanbul’da hiçbir biçimde sanayi üretimine izin verilmemelidir. Bu tip yerlerin Boğaz hattı merkez alınarak 200 km sağına ve soluna girmesi yasaklanmalıdır.
İstanbul yalnızca sanayi ürünlerinin depolanması ve dağıtılması için kullanılmalıdır.

Sonuç olarak bu şehrin büyümesinin bir an önce durdurulması gerekir. Büyümesi durdurulamıyorsa, büyüme hızının kesilmesi gerekir. Bu da şehrin önceliklerinin belirlenmesiyle olacaktır.

İstanbul bir kültür ve sanat şehridir. Bu şehre yapılacak bütün yatırımlar buna göre planlanarak yapılmalıdır. Bu şehre yeni müzeler açılmalı ve kişilerin müze açması yasalarla desteklenmelidir. Müzeyi destekleyecek okulların da açılması gerekmektedir.
Ayrıca sanata da yatırım yapılmalıdır. Yeni galeriler, konser salonları, sanatsal etkinlik alanları yaratılmalıdır.
Bunların yanında İstanbul’da yapılacak uluslararası sanatsal ve kültürel etkinlikler, konserler, gösteriler desteklenmelidir.

Ayrıca uluslararası spor etkinlikleri de bu kapsamda desteklenmelidir.

İstanbul daha sonra bir finans ve alışveriş merkezidir. Bu da İstanbul’un kültür ve sanat şehri olma özelliğine göre düzenlenmelidir. Açılacak fuarlar bu alanı destekleyecek biçimde olmalıdır.Böylece bu şehir önceliğini belirleyerek gelişimini buna göre daha sağlıklı biçimde yapacaktır. Ayrıca bu öncelikler şehrin daha güzel olmasına da bir katkı verecektir.

18 Aralık 2008




ÇAĞDAŞ ŞEHİRLER NASIL OLUR? (Kaldırım ve Yol)

KALDIRIMLAR VE YOLLAR

— Asfaltın üstüne asfalt dökülerek yollar yükseltilmez.
Böylece kaldırımlar da belirli aralıklarla yükseltilmez.
— Kaldırımın yüksekliği yoldan en fazla 10 santim olur.
— Kaldırım taşları, kaldırımla aynı yükseklikte olur, daha yüksek değil.
— Yol ile kaldırım taşı arasında, yağmur suyunun toplanıp kanalizasyona bağlanacağı mini kanallar olur.
— En çok 25 metrede bir yol kenarında, yağmur suyunun kanalizasyona bağlanacağı ızgaralar bulunur.
— Şehrin tarihi bölgelerindeki dar sokaklara inatla kaldırım yapılmaz.
— Bazı sokaklardaki kaldırımlar ise kaldırılır. Yol, tek bir yükseklikte ve düz olarak yapılır.
Yaya yürüme alanları da farklı renkte kaplama ile kaplanır.
Gerekirse yaya yürüme alanı ile yol arasını babalarla bölüp zincirlerle ayrılır.
— Şehrin tarihi bölgelerindeki yollar Arnavut Kaldırımı yapılır.
— Sokaklar yaşlıların, sakat arabalarının, bebek arabalarının ve çocukların rahat hareketine uygun biçimde yapılır.
— Yolların altında altyapı tünelleri olur. İçinden elektrik, telefon, su, doğalgaz boruları geçer. Genişliği ise içinde rahatlıkla çalışılacak ve gelecekteki kapasite artışını karşılayacak kadar olur.
— Bu altyapı tünellerinin altından ise kanalizasyon ve yağmur suyu kanalları geçer. Bunlar sayesinde yolların kazınması biter ve gerekli tüm işler yolun altından yapılır.
— Bu altyapı tünellerine bina giriş kapılarının altından bağlantı yapılır. Binaların giriş kapılarının altı bu bağlantılar için standart biçimde yapılır.
— Bina girişlerinin yüksekliği, kaldırımdan en fazla 1 basamak olur. Ayrıca yoğun kullanımı olan binaların girişinde düşük eğimli rampa bulunur.
— Sokak lambaları, şehrin kültürel birikimini ve geçmişini yansıtan estetik incelikte olur.
— Köprü ve yol korkulukları da aynı tarihsel birikimin ürünü olur.
— Şehirler insanlar içindir; Şehir merkezlerinde, alanlarda, yoğun yaya hareketinin olduğu bölgelerde araç trafiği yeraltına alınır.Böylece, yayaların kullanımına ve yeşil alanlara daha çok yer ayrılır.

16 Aralık 2008

5 Aralık 2008

İSTANBULLULARA SESLENİŞ

Sayın İstanbullular, sevgili hemşerilerim…

29 Mart 2009’da yapılacak yerel seçimlerde İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’na adayım.

İstanbul ile ilgili düşüncelerimi burada paylaşacak, tartışacak ve günü geldiğinde de sizlerden oy isteyeceğim.
Sizlerden istediğim oyu kendim için değil yine sizler için isteyeceğim. Çünkü biliyorsunuz ki burada söz konusu olan her şeyin yine sizlere olan yararı nedeniyle desteklenmesi ve acilen yaşama geçirilmesi gerekmektedir.